Belediyelerin Sanatla İmtihanı

ERSİN ANTEP

Defter

Sosyal belediyecilik, yalnız 'sosyal yardım' demek değildir. İnsanları iş dışında nezih ortamda bir araya getirebilecek organizasyonlar, merkezler, sanat alanları oluşturmak demektir.

Her seçim öncesinde adayların propaganda broşürleri yayınlanır ve içinde proje tasarıları yer alır. Bu broşürleri oy kıstası olarak değerlendirmek üzere “bağzı” gözler, farklı açıdan süzer. Adayın kültür-sanat alanındaki projeleri ve söylemleri dikkatle incelenir. Zira özel beklentiler vardır.

Bir yerel idare seçimleri daha yapıldı memlekette. Hayırlı uğurlu olsun!

Adaylar projelerini birer birer açıkladı. Kimi kavşak yapacak, kimi stat! Kimi altyapıyı yenileyecek, kimi çarşıyı…
Genelde “bağzı” gözlerin aradığı, kültür-sanat alanında vaatte bulunan olmadı. Çok söyleyen “bir şeyler yapılacaktır işte” türünden kısa cümle kullandı. (Konuyu seçimden önce Cem Erciyes irdeledi.)

Kültür-Sanat neden olsun?
Her zaman örneklemi etrafımızdan başlatmalı! Evimizin mutfağı ve yemek odası, dışarıda neresidir? Lokanta… Ya yatak odası? Otel… E peki evlerimizde sadece yatak odası ve mutfak mı var?

İlk insan, doğaya karşı olan mücadelesinde ve hemen sonrasında av için organize olmaya başladığından itibaren, yani toplum olmaya doğru yürümeye başladığından bu yana; “kültür” denen taksimetre, birlikte aşılan mesafeyi gösterir.

Evde oturma odası ve yanında, ayda yılda bir girilip temiz tutulan (geçmişin) misafir odasının olmasının gerekçesi nedir öyleyse? Çok basit: Yemek ve uyumak dışında sosyalleşme ihtiyacı da olan insanın, birbiriyle zaman geçirme ihtiyacını karşılamak…

Muhafazakar parti mensubu belediyelerin kültür-sanata değer vermesi pek beklenmez! Çünkü “namahrem” olgusu, kültür için gerekli olan “birliktelik” müessesesini baltalar!

Toplumcu bakış açısına sahip olanlardan ise, bu alanda nitelikli çalışma ve hazırlık beklenir. Nitekim Eskişehir Büyükşehir, Antalya Büyükşehir, Bursa Nilüfer, İzmir Karşıyaka, Kırklareli Lüleburgaz, İstanbul Kadıköy-Beşiktaş-Bakırköy gibi belediyelerin yanında, iki dönemdir tarihsel anlamı güçlenen Ankara Beypazarı bu konuda öne çıkmış durumdadır.

Sosyal Belediyecilik ise, yalnız “sosyal yardım” demek değildir. İnsanları iş dışında nezih ortamda bir araya getirebilecek organizasyonlar, merkezler, sanat alanları oluşturmak demektir. Bu çalışmaların sonunda yapılacak sağlaması ise; “insanların birbirine selam verip vermediği ve karşılaştığında tebessüm edebilmesidir”. Çocuğunuzun, yaşlılarınızın ve hatta gençlerinizin güvenle sokağa çıkması anlamında, sokaktakine güvenebilme derecesidir aynı zamanda, kültür…

Sanat, kültürün gelişimi için; geleneğin ve eğitimin zayıfladığı günümüzde, en gerekli yapı taşıdır. Bu bakımdan aslında, son zamanlarda daha da değerlenmiştir.

Uzun sözün kısası… “Sosyal Belediyecilik” anlayışında olan belediyelerin, acil olarak “nitelikli sanat” çalışmaları için yukarıda bir kısmından haberdar ettiğimiz nitelikli belediyeleri arayarak; “yahu siz nasıl yapıyorsunuz?” diye sormaları gerek!

2007 yılında Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey şöyle demişti: “Kaldırım yapmayı iki gün geciktiririm, biraz küfür yerim. İki gün sonra kaldırımı yaptığımda her şey unutulur, affedilirim! Ancak kültür-sanat hizmetlerini iki saat bile geciktiremem. Çünkü insanların sağlıklı düşünüş ortamını sağlamak için daha fazla sorumluluğum var.” Bozbey bunları, evsahipliği yaparak her oturumunu itinayla takip ettiği, kültür insanı ve besteci Adnan Saygun için düzenlenen sempozyumda ifade etmişti. (Bir ilçe belediyesi, en değerli kültür insanlarından biri için mütevazı ama nitelikli bir sempozyum düzenlemişti.)

Bir küçük bilgi daha… Eskişehir Yılmaz Büyükerşen Hoca, kaldırımları bir kez yapmış. O günden bu güne en ufak bir çatlak, çökme, dağılma olmamış. Kaldırım yaparak ömür tüketmiyor, başka şeyler yapmaya zaman ve olanak buluyor. Dolayısıyla Eskişehir geliştikçe gelişiyor. Bizden söylemesi…

3.4.2014 / Radikal


Yazarın Diğer Yazıları

  • Müzik Üniversitesi İçin Geçmişten Sayfalar...
  • CSO 190. Yaşını Kutladı
  • Bizde Davulcuya Verilecek Kız Yok
  • Daha da Çanakkale'nin 100.Yılı Yok
  • Vengerov Her İki Şapkası ile İstanbul'daydı
  • Kartopu
  • Robot Teo, Orkestraya Karşı
  • Bu Gece Tarihin Akışı Değişti
  • Müzik Psikolojisi
  • Meltem Cumbul Kendi Aşkını mı Anlattı!
  • İnanılmaz Bir Azim Öyküsü: Cam Çocuk Niyazi
  • Kültürel Yağları Eritelim
  • Devlet 'Devlet Sanatçısı'nı Unuttu!
  • Sizler Bizim Heykellerimizdiniz!
  • Ankara 1920'ler...
  • Fehmi Paşa Korusu Yandı, Sıra Varşova'daki Fehmi Paşa'da!
  • Önce Heykeller Yıkılır Sonra Sanatçılar
  • Polonya 600.Yılı Kutluyor, Peki Türkiye?
  • "Opera Bize Uygun Değil" Diyen Olursa Verdi Çarpar
  • Konuşturmadı!
  • Soma'da 'Geride Kalanlar'
  • İşsiz ve Sosyal Güvencesiz Sanatçıların "Sesli" Çığlığı
  • Antalya, Antalya Olalı Böyle Bir Şey Görmedi
  • Kültür Bakanı'na Katılıyorum
  • Bir 23 Nisan Böyle Geçti
  • Bir Düğün Olsa da Gerilsek
  • Sanat: Şehrin Boğduğu İnsanı Rahatlatacak Nefes
  • Belediyelerin Sanatla İmtihanı
  • Yetmez Ama Sanata Evet!
  • Gel Bakalım Donizet Bey!
  • 90 Yıl Önce Ankara'da...
  • Çok Başarılılar Ama Yakında Dağılacaklar
  • Yedek Parça ve Eğitim Merkezi
  • “TÜSAK” Değil Zaten “ULSAK”… Peki Bütçe Ne Olacak?
  • Sonradan Fark Edilen İktidardan Müjde ve Tüsak'a Dair Son Duyumlar
  • Gel ve Bir Daha Çal Camilo!
  • Bu da 'Fantastik Senfoni' Derbisiydi!
  • TRT Müzik mi 'Eğlence' mi?
  • Bu Çocukları Cumhuriyet Yetiştirdi
  • Nevşehir’de CSO, Evinde Gibiydi
  • İdil Biret’in Gurur Gecesi
  • Bodrum'da Angela Rüzgarı Esti
  • Genç Cumhuriyetin Kültür “Dayatması”
  • Türk Marşının Babası, Afganlar'ın Donizetti'si
  • Ankara'da Gençlerin Gecesi
  • Hiç Olmazsa Bugün Olsun Üngör’ü Unutmasak!