İlhan Baran’ı Yitirdik

EVİN İLYASOĞLU 

Allegro

Mithat Alam’ın ardından çağdaş Türk müziğinin köşetaşı bestecilerinden ve nice genç müzikçimizin hocası olan İlhan Baran da (83) vefat etti

Son günlerde aydınlarımızı art arda yitiriyoruz. Sinema sanatına gönül vermiş, Boğaziçi Üniversitesi’nde bir merkez kurmuş ve tüm arşivini oraya bağışlamış aydınlarımızdan Mithat Alam’ı yitirdik. Hemen ardından çağdaş Türk müziğinin köşetaşı bestecilerinden biri ve nice genç kuşak müzikçimizin hocası olan İlhan Baran vefat etti. İlhan Bey, içine kapanık, gösterişi sevmeyen, öğrencileriyle örülmüş bir dünyada yaşayan, aydın bir bestecimizdi.1934’te Şavşat’ta dünyaya gelmiş, çocukluğunu, askeri yargıç olan babasının atandığı değişik Anadolu kentlerinde geçirmiş. Ankara Atatürk Lisesi’nde müzik öğretmeni Ziya Aydıntan’ın özendirmesiyle, 16 yaşında Ankara Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Bölümü’ne girmiş. Önce Frommé ile kontrbas çalışmış, bir yıl sonra kompozisyon bölümünde Adnan Saygun’un öğrencisi olmuş; bu arada Selçuk Gündemir’den piyano, Ruşen Ferit Kam’dan divan müziği, Muzaffer Sarısözen’den halk müziği dersleri almış. Okul dışında Kemal İlerici ile Türk müziği armonisi çalışması ona yeni boyutlar getirmiş. 1962’de devlet bursuyla gittiği Paris’te Ecole Normale de Musique’deki öğrenciliği sırasında Henri Dutilleux ve Maurice Ohana ile çalışmış.

Prof. İlhan Baran, 1965’ten 2000’e kadar Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olup, bir süre de Kompozisyon Ana Sanat Dalı Başkanlığı’nı üstlenmişti. En son Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde profesördü. Yapıtlarında Türk halk müziği ve divan müziğinin makamlarından esinlenen renklerle, dirençli bir ritmik yapı, yer yer İlerici’nin dörtlülüğe dayalı sistemi ve pentatonik çekirdekler (“Dönüşümler”de olduğu gibi) ve bazen de atonal ve modal dokunun iç içe işlendiği bir teknik çıkar ortaya (“Töresel Çeşitlemeler” gibi).

Onunla 1983’te Milliyet Sanat dergisi için yaptığımız bir söyleşiden kesitler aktarmak isterim:

Söyleşimizden bir bölüm
• Çağımız müziğini nasıl tanımlarsınız? En önemli değişiklik nedir sizce? Çağımız müziği, daha önceki biçimlerin doğal bir devamıdır. Birdenbire gökten inmemiştir. En önemli değişikliği, tonal sistemin parçalanmasıdır. Bu da çok zengin açılımlara neden olmuştur. Ton duygusunun çok azalması, zaman zaman yok olması, bu çağın müziğindeki başlıca özelliktir, diyebiliriz, Aslında bu teknik özelliklerin önemini çok fazla abartmamalıyız. Önemli olan, her yapıtın kendi öz değeridir. Bu herhangi bir stilde olabilir: Çağımızda da, romantik dönemde de, klasik dönemde de aynı şey söz konusu: Her yapıtın kendi değeri önemlidir. Tekniği ne olursa olsun, çok iyi yazılmış yapıtlar bu çağdan ileriye kalacaktır.

• Bizim bestelerimizi yirminci yüzyılın ortasında nasıl bir konuma yerleştirirsiniz? Bir üçüncü dünya ülkesi olarak çoksesli kültür mirasını 40-50 yıldır devralmış bulunuyoruz. Bizim ana müzik hazinemiz temelde tekseslidir. Bunu daha ileri, daha geri açısından ele almayalım; o uygarlığın müzik sistemi böyledir. Atatürk devrimleriyle yeni anlayışın gelişmesiyle, çokseslilik de kültürümüze girmiştir. Bu da doğal bir gelişmedir çünkü zaten teksesli uygarlık teknik açıdan daha fazla süremezdi. Yani teksesliliğin kendini geliştirme olanakları tükenmişti. Bestecinin hangi tekniği kullandığı önemli değildir. Her yapıtı bir birey olarak ele alıp, o bireyi tek başına incelemeyi yeğ tutarım. Anlayışına, tekniğine birinci planda yer vermem. Bugün ülkemizde bestelenen müziğin dünya üstündeki yeri için kesin bir şeyler söylemek biraz erken. Müzik tarihinde ilk kez böyle bir model oluştuğu için, bir üçüncü dünya ülkesinin çoksesli müzik uygarlığında üsluplaşmaya gitmesi gerçekten dünya için bir yeniliktir.

Altın Madalya Erdener’in 
Sevda-Cenap And Müzik Vakfı, bu yılki Onur Ödülü Altın Madalyası’nı, değerli bestecimiz Turgay Erdener’e veriyor. Ülkemizin klasik müziğine büyük hizmetler veren Sevda Cenap And Müzik Vakfı’nın kurucusu ve başkanı, değerli aydınımız Mehmet Başman’ı yakınlarda yitirmiştik. Her yıl onun açış konuşmasıyla yapılan tören, bu yıl 6 Aralık akşamı, oğlu SCA Vakfı Başkanı Ali Başman’ın konuşmasıyla başlayacak.

Bu törenlerin başlıca özelliklerinden biri hep aynı çerçevede düzenlenmeleridir. Vakıf başkanının açılış konuşmasından sonra Erdoğan Okyay’ın, o tertemiz Türkçesiyle ödül sahibi için hazırladığı özgeçmiş okunur. Ödül sahibine Altın Madalya’sı takdim edilir. Ardından törenin müziksel dinletileri başlar. Eğer ödül sahibi bir yorumcuysa onun da katıldığı bir konser verilir. Genellikle çağdaş Türk yapıtlarından seçilmiş programlar sunulur. Tören sonrasında fuayede yapılan kokteylde sanatçılar ve davetliler kaynaşırlar. Bu saygın bir düzendir. Sanata, sanatçıya değer verilen ayrıcalıklı bir ortamdır. Ankara’nın kültür başkenti olduğu dönemin yansımalarıdır. Erdener’in töreninde de kocaman bir yorumcu topluluğu yer alacak.

Erdener 1957’de Gümüşhane’de dünyaya gelmiş, çağdaş müziğimizin son kuşaklarından bir besteci. 1968’de Ankara Devlet Konservatuvarı piyano bölümüne girmiş, Kamuran Gündemir’in ve Baran’ın öğrencisi olmuş, aynı kurumun kompozisyon bölümünde önce Erçivan Saydam, sonra da Nevit Kodallı ile çalışmış, her iki bölümden de mezun olmuş. 1978’de bu kurumda öğretim görevine başlamış, kompozisyon, armoni ve müzikal analiz derslerini vermiş. İlk ortaya çıkan yapıtları tiyatro müzikleridir. Yaşadığı, yetiştiği çevrenin yerel renklerinden yararlanmıştır. Pek çok sahne müziği, dans, orkestra, oda müziği, solo çalgı ve şan için yapıtının arasında, Afife Jale balesiyle ayrı bir ün kazanmıştır. Sahne sanatlarını iyi tanıyan Erdener, uyumlu ve akıcı müziği, canlı sololarıyla her zaman yapıtlarına teatral bir atmosfer çizer. Ayrıca yerel çalgılarla evrensel çalgıları birleştirdiği nice yapıtında yeni bir tını yakalaması onun özelliklerindendir.

30.11.2016 Cumhuriyet


Yazarın Diğer Yazıları

  • Bodrum ve Müzik...
  • İnsan Beyninin Özgür Yaratısı Musiki
  • Fazıl Say’a ECHO Ödülü
  • Tomris Öziş’i Tanıyor Musunuz?
  • Philip Glass ve Adnan Çoker
  • Selim İleri’den Müziksel Anlatım
  • Yaz Festivalleri Başlarken...
  • Goerne, Fazıl ve Glass...
  • Festivalin İkinci Haftasından İzlenimler
  • Sıra Dışı Festival...
  • Acı ile Coşku İç İçe
  • Şimdi Festivaller Mevsimi...
  • Leyla Gencer’in İzinde
  • Ankara’da Gençlerle Görkemli Bir Kapanış
  • Ferit Tüzün’ü Niçin Dinleyemiyoruz?
  • Ankara’da Bahar ve Festival
  • Operalar Leyla Gencer’e Adandı
  • Bilkent’te Müzik Devrimi
  • BİFO Yeni Döneme Hazır
  • Konser Bitti Ama Müzik Bitmedi
  • Festival Kırk Beş Yaşında
  • Bir Ödül ve Mutlu Tınılar
  • Coşkunun Doruğu...
  • Hovardanın Sonu
  • Bu Kışın En Güzel Konseri
  • Yeni Bir Müzik Hareketi
  • İstanbul’un Zengin Müzikleri
  • Cumhuriyet’e Masallar...
  • Fazıl Say’ın Çoğalan Sesi...
  • Müzik Derde Devadır
  • Karanlığı Müzikle Dağıtın...
  • Bifo Konseri ve Zehra
  • İlhan Baran’ı Yitirdik
  • Müzik ve Cesaret
  • İdil Biret İle Başka Bir Âleme Yolculuk
  • Üniversite ve Sanat...
  • Veriko’ya Binlerce Alkış
  • Klasik Müzikte Hareketli Günler...
  • Canlı Yayında Wagner Operası
  • Bir Zamanlar Operamız...
  • Bilkent Yeni Mevsime Hazır
  • Umutlu Mevsim
  • Üç Kültür İnsanının Ardından...
  • Çellosunda Aşk Acısı Var
  • Bodrum’a Yıldız Yağmuru
  • Müzikle Kanatlanmak
  • Bugünlerde Müzik Dinlemek
  • Gümüşlük Festivali Doğayla Kucaklaşıyor
  • Usmanbaşlar Kentsel Dönüşümde
  • Festivalin Ardındaki Coşku
  • Gerçek Bir Yaz Festivali
  • Marinada Bir Yaz Festivali
  • Festivalde Görkemli İlk Hafta
  • İstanbul’un Festivali Başlıyor
  • Leyla Gencer’i Anmak
  • Nicola Benedetti ve Karim Said
  • Uluslararası Olabilmek
  • Hayalleri Gerçek Oluyor
  • Piyanistler Şöleni
  • Hüzün ve Müzik
  • Gençlik Pırıl Pırıl
  • Çağdaş Müziğimizin Tarihi
  • CD’lerle Mutluluk Pencereleri
  • BİFO’nun Viyana Zaferi
  • Ezber Bozan Festival
  • Eve Dönmek Gibi Bir Şey
  • Program Konserin Kalbidir
  • Müziğe Teslim Olmak
  • Modernizmin Cumhurbaşkanı Öldü
  • Yılın Adamı: Usmanbaş
  • Beethoven 245 Yaşında
  • İnsana Dokunan Yorumlar
  • Allegro’dan Adagio’ya
  • ‘Minimalizm’in Minimal Devinimi
  • İki Piyanist İki Söylem
  • ‘İstanbul’da Çalmayı Çok Sevdim’
  • Borusan Quartet 10 Yaşında
  • Onuncu Yıl Marşı’nın Notasına Gelenler...
  • Genç Kemancıdan Uluslararası Başarı
  • Çellonun Büyülü Tınısı
  • İstanbul Uyanıyor
  • Gizli Kahraman: Muhittin Sadak
  • Boğaz’da Bir Yalı ve Klasik Müzik
  • Müzikten Korkmayın
  • Leyla Gencer’in Gençleri...
  • Bodrum’da Müzik Tınıları
  • Sanat Dallarını Bir Araya Getirmişti
  • Her Şeyin Başı Bach
  • ‘İyi ki Kemanım Varmış’
  • Marina Festivale Hazır
  • ‘Orkestra’mızın Çoksesli Yüzü
  • Fazıl’dan Yeni Şarkılar
  • Orff Metodu ve Biz...
  • Gümüşlük’te Nota Rüzgârı
  • Müzikte Değer Çıtamız Bu Konserlerle Yükseldi
  • Festivalin Doruk Haftası
  • Bir Dörtlü Tek Nefes
  • Festival Coşkuyla Sürüyor
  • Berlin Filarmoni Şefini Seçemedi
  • Leyla Gencer Anısına ‘Aida’
  • Kamusal Alanın Nota Defteri
  • Venedik’te Kentle Tümleşen Sanat
  • Bütün Alkışlar Hayalet’e Gitsin!
  • Ankara’da Gençlik Coşkusu
  • Yaratıcı Bir Aydınımızı Yitirdik
  • Romantizm Doruktaydı
  • Müzik ve Çanakkale...
  • İDSO Nostaljisi...
  • ‘Nefes Kesen’ Kemancı...
  • Bir Müzik Dostuydu
  • Kar Bitti, Müzik Yağıyor
  • Özgecan’ın Çocuksu Sesi
  • Cemal Reşit Rey’in Kapısı Kapalı
  • Aynı Şarkıları Söylerdik...
  • Klasisizm ile Romantizm
  • Operanın Hafifmeşrep Kızı: Operet
  • 2015’i Gençlere Adayalım
  • ‘Flüt Erkeksi Bir Güç’
  • Hüzün ve Beethoven
  • Barok Müziğin Gizli Gücü
  • Festivalin Gizli Teması ‘Gençlik’
  • Ruşen Güneş ve Altın Madalyası
  • İstanbul’da Uçuşan Kemanlar
  • Kandinsky’den Bartok’a
  • İş Sanat’ta Görkemli Açılış
  • Cumhuriyetin 91. Yılında Müzik...
  • ‘Aykırı’ Düşünürün Zengin Dünyası
  • Önemli Sanatçılar, Üst Düzey Konserler
  • Yunus Emre ile Yücelirken
  • Mersin’den Yükselen Sesler
  • Çağıyla Barışık Olmak
  • Çoksesli Bir Sergi
  • Özgeçmişi TÜSAK’a Yansımalı
  • Bodrum Kalesi’nde ‘Kamelyalı Kadın’
  • Jose Cura ve Fatma Said, Ege’yi Fethetti
  • Müzik Sınır Tanımıyor...
  • ‘Doğu’yu Vaat Ediyor’
  • Dünyanın Tüm Kıtalarında
  • Çok Yönlü Bir Yaratıcı
  • Müzikle Değişen Yaşamlar
  • ‘Sait Faik’ Ses Getirdi
  • ‘Kültür Bütçeleri Kısılmamalı’
  • Festivallerde Polonya Damgası
  • Festivaller Arasında Işınlanmak
  • Festivaller Art Arda Başlarken
  • Klasik Müzik ve Yas
  • Gökyüzünü Saran Ağıtlar
  • Tarihi Mekânlarda Konser Keyfi
  • Tılsımlı Gençler
  • Müzikte Yeni Sesler
  • Beethoven’ın Derin Etkileri
  • Büyücü Bir Şef
  • ‘Jül Sezar’ Operası İlk Kez Sahneleniyor
  • Bruckner Dinlerken...
  • Richard Strauss Yılı...
  • Ayşegül Sarıca’yı Ne Kadar Tanırsınız?
  • Karşıyakada Şenlik Var...
  • Her Kuşağa Sesleniyor
  • Kediler Haftası...
  • ‘Onunla Bir Çağ Kapandı’
  • Gerçek Bir Efsane Dinledik
  • Lied Söylemenin Ayrıcalığı
  • Zorlu Center’da İki Dinleti
  • Geniş Kitleye Klasik Müzik
  • 2013’e Acıyla Veda
  • Batı-Doğu Barok Tınıları
  • Argerich ve Kremer Şöleni
  • İki Değerli Kitap
  • Salon Yoksa da Müzik Var
  • Pekineller’in Ödülü...
  • Cumhuriyet ve Müzik
  • Kentle Tümleşen Festival...
  • Yeni Bir Müzik Dünyası: Zorlu Center
  • Beethoven Fırtınası
  • Özgürlüğün Simgesiydi
  • Fazıl, Benyamin için çaldı
  • Yeni Sezon, Yeni Umutlar
  • Bravo Cem Mansur
  • Gheorghiu Turgutreis’i Fethetti
  • Hadi Festivale, Hadi Bodrum’a
  • Bahar Ayini Kutlamaları
  • Yeni Yasa Yeni Tasa
  • Kontrbaslar ve Enfeksiyoncular
  • ‘Geç ve genç ölmek isterdi’
  • Festivalde Ünlüler Haftası
  • Müziğe ve Sanatçıya Saygısızlık
  • Borusan Quartet’ten Tarihi Kayıt
  • Pekineller ve Penderecki'ye İKSV'den Ödül
  • New York Filarmoni Fırtınası
  • İlkyaz Konserlerle Rengârenk
  • Çağımızın Sanatçısı Fazıl Say
  • Barselona’da ‘Korkunç İvan’
  • ‘Çekişmelerden Uzak Bir Şef’